Mide Kanseri

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Klinik evre 1 hastalıkta asıl tedavi cerrahidir. Bazı durumlarda (ameliyata uygun olmayan hasta, ameliyatı istemeyen hasta gibi) endoskopik tedavi yöntemleri de kullanılabilir. Bu yöntemler endoskopik mukozal rezeksiyon (EMR) ve endoskopik submukozal diseksiyon (ESD)’dur. Bu yöntemler uygulanmadan önce patolojik özellikte lenf bezinin (1cm üzerinde veya görünüm açısından şüpheli) olmaması gerekir.

Klinik evre 2 hastalıkta ilk seçenek cerrahi tedavidir. Radikal cerrahi işlemde midenin bir kısmı veya hepsi alınırken etraftaki bölgesel lenf bezleri de çıkartılır.

Klinik evre 3 hastalıkta tümör genellikle tüm mide tabakalarını tutmuş ve/veya etraftaki lenf bezlerine yayılmıştır. Bu durumda tümörün yerleşimine göre özellikle üst bölge tümörlerinde ameliyat öncesi kemoterapi (neoadjuvan kemoterapi) uygulaması gerekebilir. Kemoterapi sonrası yaklaşık 3 ay sonra hasta tekrar bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilir ve cevap varsa ameliyat edilir. Kanama ve tıkanıklık gibi durumlarda bazen ilk seçenek cerrahi tedavi olabilir. Kemoterapiye uygun olmayan hastalarda da ilk seçenek cerrahi olabilir.

Klinik evre 4 hastalıkta tümör mide dışına ve/veya başka organlara yayıldığı için kemoterapi ilk seçenektir. Kemoterapi sonrası tekrar değerlendirilen hastaya gerileme varsa radikal cerrahi hatta bazen (yaygınlık derecesi az ise) karın içinde bulunan tümörlerin de çıkarılması ve sonrasında karın içine kemoterapi uygulama işlemi yapılabilir.

DEVAMI

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Mide kanserinin cerrahi tedavisi
Midenin cerrahi yöntemlerle çıkarılmasına gastrektomi denir. Ameliyata başlamadan önce tanısal laparoskopi ile karın içine yayılım olup olmadığı değerlendirilir. Herhangi bir yayılım yoksa gastrektomi işlemine başlanır. Radikal subtotal (yaklaşık 4/5 midenin alınması) veya total (midenin hepsinin alınması) gastrektomi kanser nedeniyle yapılan ameliyattır. Mide çıkarılırken etrafındaki ve mide damarlarına yakın lenf bezleri (N1 ve N2 istasyonların) de birlikte çıkarılır. Ayrıca karın ön duvarının önünde bulunan mide ve kalın bağırsakla ilişkili olan omentum da çıkarılır. Midenin ne kadar çıkarılacağı tümörün yerleşim yerine göre belirlenir. Antrum denilen midenin son kısmına yakın tümörlerde subtotal (kısmen) gastrektomi, gövde (corpus) veya üst kısım (fundus) yerleşimli tümörlerde total (tümü) gastrektomi yapılır. Gastrektomi yapıldıktan sonra ince bağırsak ile mide veya yemek borusu ile mide birbirine dikilir.

Laparoskopik cerrahi
Laparoskopi, küçük kesilerle yapılan sadece mide, omentum ve lenf bezlerinin çıkarılması için 6-8 cm’lik kesi yapılan cerrahi işlemdir. Ameliyat, karın boşluğu karbondiyoksit ile şişirildikten sonra özel aletlerle gerçekleştirilir. Açık ameliyatta yapılan cerrahi işlemle aynı kalitede uygulanabilmektedir. Hatta daha yakından görüş sağladığından dokular daha ayrıntılı görülebilmektedir. Bu yöntemde hastaların yara iyileşmesi daha hızlı, hastanede kalış süresi ve günlük hayata başlama zamanı daha kısa, ameliyat sonrası ağrı, karın içi yapışıklıklar, kesi yeri fıtık oluşumu daha az olmaktadır. Yapılan son çalışmalarda toplumda açık ameliyatın daha iyi olduğu görüşünün aksine, kanser cerrahisi açısından laparoskopik cerrahi açık cerrahiyle aynı sonuçları sağladığı ispatlanmıştır. Ameliyat süresi açık cerrahiyle kıyasla daha uzundur.

Robotik cerrahi
Robot kullanılarak yapılan laparoskopik cerrahi laparoskopik cerrahinin tüm avantajlarını sağlamaktadır. Bunun yanında cerrahın daha konforlu, hasta açısından güvenli ve daha kaliteli bir cerrahi işlem yapmasını sağlar. Cerrah robotun kollarını kullanarak ameliyatı gerçekleştirir. Üç boyutlu, büyüterek ve daha kaliteli bir görüş organların, damarların, sinirler ve lenf bezlerinin daha iyi görülmesini sağlar. Robotun sağladığı 540 derecelik hareket kabiliyeti sayesinde dikiş atma ve bağlama laparoskopiye göre çok daha kolay olmaktadır. Özellikle şişman hastalarda ameliyat daha kolay olmaktadır. Sonuçta robotik cerrahi laparoskopik cerrahinin avantajlarını içeren kaliteli bir kanser cerrahisi sunan yeni bir yöntemdir.

Ameliyat sonrası
Hastalar ameliyat sonrası dönemde iyileşme periodunda yaklaşık 6-7 gün kadar hastanede takip edilirler. Ameliyat sonrası genellikle 3. veya 4. gün ilaçlı (oral kontrastlı) film çekildikten sonra ağızdan gıda alımına başlanır. Bu süre içinde herhangi bir komplikasyon gelişmezse hastalar taburcu edilirler. Midenin büyük bir kısmı veya hepsi alındığı için ameliyat sonrası dönemde özellikle ilk 6 ay öğün sayısı günde 7-8 kez ve azaltılmış miktarda ayarlanır. Daha sonra öğün sayısı azaltılarak 1 sene sonunda normalleşir. Ancak yine de hızlı ve çiğnenmeden yenilen gıdalar karın ağrısı ve şişkinlik yapabilir. İlk 3 ay midenin tümü çıkarılan hastalarda takılma hissi (disfaji) olabilir. Bazen hastalar takılan gıdayı çıkarmak için öğürme refleksini devreye sokarlar. Ancak bu takılma hissi geçicidir, nadiren endoskopi gerektirir.

Gastrektomi ameliyatı sonrası yemeklerden yarım saat sonra (erken dumping) veya 1-3 saat sonra (geç dumping) fenalık hissi, soğuk terleme, çarpıntı, bulantı ve diyare gibi belirtiler oluşabilir. Bu dönemde tansiyon düşük, nabız yüksek ve kan şeker seviyesi düşük bulunabilir. Bunun nedeni gıdaların beklemeden ince bağırsağa geçmesidir. Bu durumda bir takım hormonlar salgılanarak bağırsak içine hızlı bir sıvı akımı başlar (hipotansiyona sebep olur) ve pankreastan insülin salınımına bağlı kan şekeri düşer. Bu durumda hemen bir yere uzanmak ve kan şekerini yükseltmek için 1 adet kesme şeker yemek bu belirtileri azaltacaktır.

Ameliyat sonrası dönemde olası komplikasyonlar:
1-Kanama
2-Yara yerinde yağ dokusu nekrozu
3-Yara enfeksiyonu
4-Anastomoz kaçağı (bağırsak dikişlerinin açılması)
5-Kesi yeri fıtığı
6-Paralitik ileus (bağırsakların hareketsizliği)

Komplikasyon durumunda hastanede kalış süresi artabilir ve çeşitli müdahaleler (radyolojik kateter ve endoskopik stent takılması gibi) gerekebilir. Yoğun bakım şartlarında ihtiyaç duyulabilir. Bu girişimlerle düzelmeyen veya kötüye giden hastalara tekrar cerrahi işlem yapılmalıdır.

Prognoz
Cerrahi tedaviyle 5 yıllık yaşam süreleri özellikle erken mide kanserlerinde ortalama %75 ile %97’lere ulaşmaktadır. İleri evrelerde maalesef sonuçlar bu derece yüz güldürücü değildir.

Mide kanseri için 5 yıllık sağ kalım oranları
– Evre 1 hastalıkta %71-97
– Evre 2 hastalıkta %33-60
– Evre 3 hastalıkta %9-20
– Evre 4 hastalıkta %4

Mide kanserinden korunma
Yağlı gıdalar, kömür ateşinde pişmiş ızgara et ve tütsülenmiş balık tüketimi mide kanseri riskini arttırırken, sebze ve meyveden zengin diyet aynı zamanda düzenli egzersiz yapmak mide kanseri riskini azaltabilir. Helikobakter pilori enfeksiyonuna bağlı gastrit, intestinal metaplazi, sigara, alkol kullanımı ve genetik nedenler de riski arttırmaktadır. Tarama programları Amerika ve Avrupa ülkelerinde olmadığı gibi ülkemizde de bulunmamaktadır. Bu yüzden risk altındaki bireylere 50 yaşında tarama amaçlı gastroskopi önerilir.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.